17 Ekim 2015 Cumartesi



17.10.2015, Cumartesi günü,saat 14:00'de İKİ LİMON SATSAM DAHA İYİ isimli kitaplarımı Marmara Üniversitesi'nden Prof.Dr.Mehmet Tığlı, Beykent Üniversitesi'nden Yrd.Doç.Dr. Şirin Tufan, Shaya'dan Finans Müdürü Onur Tümbek, seramik sanatçısı Ahu Güngör, aktör Tevfik Erman Kutlu, Yeşilköy Lions üyesi Aynur Tümbek ve Marmara Üniversitesi Yüksek Lisans öğrencilerinin  katıldığı ve Acıbadem'de bulunan Akasya Alışveriş Merkezi'ndeki D&R ve Godiva'da gerçekleşen imza gününde imzaladım. 

6 Ekim 2015 Salı

DENEYİMLERİMİ ANLATAN "İKİ LİMON SATSAM DAHA İYİ" İSİMLİ KİTABIM PİYASAYA ÇIKTI




KİTABIMA YAPILAN YORUMLAR:



"Nurdan; savaşçı kadınlardan... Çalışkan, üretken, meraklı, yaratıcı, yapıcı, değer bilen, teşekkür etmeyi bilen ve de bu kitapta bu yaşa kadar iş hayatında öğrendiklerini gençler ve bizlerle paylaşacak kadar samimi, cesur, gerçekçi ve yol gösterici... Böyle sahici kadın rol modellerine ne kadar çok ihtiyacımız var. Helal olsun arkadaşım, yolun açık olsun, savaşa devam."
-Leyla Alaton-

Nurdan'ı 1990'lı yıllarda Alay Köşkü'nün restorasyonu için Egebank ile bir sözleşme yaparken tanıdım. Bu sürece kendisi önayak oldu. Banka yönetimini ikna etti. Azimli, çalışkan bir profesyoneldi. Oğlak burcundan olmamız bizi daha da yakınlaştırdı. Nurdan her zaman projeleri ve çalışmaları ile takdirimi topladı. Kendisine başarılarının devamını diliyorum. Onu daha iyi tanımak için bu kitap iyi bir fırsat.
-Çiğdem Simavi-

Aslında Avusturya Lisesi'nde rüşvetle erkek tarafına geçmenin yolları vardı... Ama Nurdan'ın geçemediği iyi oldu, sınıf arkadaşı Leyla'nın "içine dönük, fazla aktif ve sosyal olmayan sakin kız" diye tarif ettiği Nurdan kabuğunu öyle bir kırdı ki, müthiş networking ustası bir kariyer kadını çıktı...
-Ayşe Karasu-

Türkiye 2000'li yılların başında yatırım yapmak için önemli bir pazardı. Metro Cash&Carry, Praktiker, Real, Mediamarkt ve Satürn markaları ile yayılmaya devam etti. Nurdan Tümbek, Metro Group Türkiye Temsilcisi olarak Metro için yaptığı iletişim ve lobi çalışmaları ile Metro Group'un pozitif imajına çok ciddi bir katkı sağladı.
-Dr. Hans Joachim Körber-

Nurdan Tümbek'i çalıştığı şirketlerde başarıları ve çalışkanlığı ile iz bırakan bir şahsiyet olarak tanıdım ve takdir ettim. Yaşamında ve iş hayatında kazandığı tecrübeleri kitabında kendisine has müşahedeleriyle sunması içdünyasındaki zenginliğin bir ifadesidir. Yeni keşfettiği yazarlık vasfını da aynı başarılarla devam ettirmesini temenni ederim.
-Dr. Arnold Hornfeld-
(Tanıtım Bülteninden)















http://www.gazetevatan.com/iki-limon-satsam-daha-iyi-raflarda--860768-bizim-kahve/

http://www.milliyet.com.tr/iki-limon-satsam-daha-iyi-raflarda-istanbul-yerelhaber-954233/

16 Eylül 2014 Salı

Bağımsız Film Yapımcılığı Üzerine...

BAĞIMSIZ FİLM YAPIMCILIĞI ÜZERİNE..


Türkiye'de film yapmak oldukça zor bir iş. Özel sektörde farklı iş kollarında çalışmış bir kişi olarak en çok zorlandığım alanın sinema olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Son 3 yıldır sinema alanında düzenlenen atölyeler, kurslar, içerik değiştirmiş festival organizasyonları, Beykent gibi bazı üniversitelerde sinema dalında kaliteli mastır ve doktora programları, uluslararası festivallerde sağlanan başarılar ve başarının arkasındaki çalışmayı öğrenebilme olanağı, internet kanalıyla bilgiye de daha rahat ulaşılabilmesi kafamızdaki soruların yanıtlanmasını sağlayabiliyor.

2010 yılında İFAKAT Belgeselini ve 2013 yılında ÖYLE SEVDİM Kİ SENİ isimli uzun metrajlı filmi yaptıktan sonra sektörü ve sorunları daha da iyi anladım. Karşılaştığım sorunları madde madde sizlerle paylaşıyorum:

Dünya çapında senarist sayısı çok az.
Yaratıcılık her alanda zayıf.
Güvenilirlik çok az. Notere tasdik de ettirseniz senaryonuzdan esinlenilip, siz film yapıncaya kadar parayı bulan hemen filmi yapıveriyor.
Kültür Bakanlığı dışında film yapımcısına finansman sağlayacak bir vakıf, kuruluş yok. Festivallerde ödül olarak verilen paranın da borç kapatmaya yaradığı kanaatindeyim.
İş adamı filme değil, resme,heykele para yatırıyor. Tabii Cem Yılmaz,Yılmaz Erdoğan,Şahan Gökbakar iseniz o zaman sponsor desteği var.
Yurt dışındaki fonlara resmi yoldan ne kadar müracaat ederseniz edin, eğer tanıdığınız biri yoksa işiniz zor. Dünya çapında bir senaryonuz varsa kabul edilebilirsiniz. İşte Seyap, son 1 yıldır Zeynep Atakan başkanlığında dünya festivallerinin direktörlerini ayağımıza getiriyor ve kendimizi tanıtabiliyoruz.
Ulusal ve uluslararası film festival jürileri aşağı yukarı hep aynı kişilerden oluşuyor ve sübjektif kararlar söz konusu olabiliyor. Tabii burada Berlin, Cannes farklı kategoride. Tartışmıyoruz bile.
Eğer sosyal değilseniz, içki içmeyi sevmiyorsanız, hele gürültülü müzikte parti ortamlarını hiç sevmiyorsanız festivallerde farklı ülkelerden sinema sektöründen insanlarla tanışmanız mümkün değil.
Yabancı dil yoksa işiniz daha da zor.
Kıskançlık sektörde had safhada. Yeni yapımcı hele kadın yapımcı hiç istenmiyor. Ön yargıyı her aşamada hissediyorsunuz. Sadece erkekler değil, kadınlar da diğer kadınlara ön yargılı.
Dağıtımcılar tekel. Eğer tanıdığınız yoksa işiniz zor. Filmini bir sinemada oynatamamış nice yapımcı,yönetmen var.
Dağıtımcıların ve sinema salonu sahiplerinin film yapma işine girmesi işi daha da zorlaştırdı. Kendi ortak oldukları filmleri en çok seyirci çekebilecek tarihlerde vizyona sokuyorlar.
Dağıtımcıda çalışan bir yönetici filminizden hoşlanmadı ise vizyona girebilmeniz mümkün değil.
Uluslararası festivallere aslında film yapımcılığına danışmanlık kurumsal düzeyde değil. Yapımlab bu anlamda bayağı yol katetti.
Başarılı olan film yönetmenlerinin workshop, söyleşi ve benzeri etkinlikleri az. İçlerine kapalı bir hayat yaşıyorlar. Genç nesil faydalanamıyor.


Sanırım yeterince sizi aydınlattım. Bir bildiri için çalışıyorum. Bitince burada sizlerle paylaşacağım.





4 Şubat 2014 Salı

Asi kuş düşündürüyor

31.01.2014



İzzet Çapa'nın Ali Poyrazoğlu ile hayatına dair röportajını ve Asi Kuş oyunu ile ilgili yorumlarını okumuştum. Yeşilköy'de oturuyorum bu sebeple bize en yakın tiyatro olan Bakırköy Yunus Emre Tiyatrosu'nun programına internetten göz gezdirirken,  29 Ocak Çarşamba günü Asi Kuş oyununun sahnelendiğini gördüm. Hemen gittim ve biletleri satın aldım.
Bu oyunu en az 3 kez daha seyretmek ve yakınlarımla da paylaşmak niyetindeyim. Bir oyun insanın hayatını bu kadar mı sorgulatır, insanı bu kadar mı duygulandırır, hüzünlendirir ve aynı zamanda düşündürüp, güldürür? Evet, bu oyunda hepsi var. Ben tamamen kendi bakış açımdan en etkilendiğim anlarımı sizinle paylaşmak istiyorum.
Poyrazoğlu, önce Carmen operasını bize sahnedeki perdeden izletti, sonra da sahneye çıktı. Bir devrim niteliğine sahip olan Carmen operası, Georges Bizet tarafından, operanın halktan insanları da yansıtması gerektiğini düşünülerek 1874'de tamamlanmış, temsili ise 1875'de gerçekleşebilmiş, ancak başkarakterin halktan biri olması sebebiyle aristokrasiden çok ağır eleştiriler alıp, protesto edilmiş ve Bizet, üzüntüden rahatsızlanarak 35 yaşında vefat etmiş. Fakat sonra halk bu eseri sahiplenmiş ve eser dünyaya mal olmuş.
Bu operayı yıllar önce öğrenciyken Atatürk Kültür Merkezi'nde izlemiş fakat nedense yaratıcısı Bizet'in çıkış yolunu, düşüncelerini öğrenme gereği hissetmemiştim. Ali Poyrazoğlu bizimle bu eserin yaratıcısını ve yaratılış hikayesini paylaşarak daha sorgulayıcı olmamız ve eserlerin arkasındaki hikayeleri de öğrenmemiz gerektiğini vurgulamış oldu.
Şirketlere ve insan kaynakları bölümlerine yaratıcılık ve farklı yönlerimizi ortaya çıkarmakla ilgili danışmanlık yapan Poyrazoğlu, hangi mesleği yaparsak yapalım farklı yeteneklerimizi de geliştirirsek yaratıcı düşünmenin kapısını aralayabileceğimizi paylaştı bizimle. Her sanatçının içinde bir iş adamı, her iş adamının içinde de bir sanatçı olduğunu vurguladı. Doktorunun Türk musikisi uzmanı olduğunu anlattı. Medici etkisinden bahsetti. Osmanlı İmparatorluğu'nu 600 yıl finanse eden Medici Ailesi'nin hızla değişen çağa ayak uydurmak için çeşitli mesleklerden insanları  bir araya getirerek Rönesans'ın kapılarını açtığını anlattı. Okumanın, bilgilenmenin önemini vurguladı, paranın gelip geçici olduğunu kendi hayatından örnekler vererek anlattı. Bodrum'daki zeytin ağacını nasıl özenle büyüttüğünü ve onun gölgesinde kitap okumanın paha biçilemez oluşunu bizimle paylaştı.
Aşkın, tendeki kıvılcımlarla başladığını ve zamanla bu kıvılcımların sönüp, iki insanın teninin birbirine yabancılaşmasıyla aşkın da bittiğini anlattı Poyrazoğlu. Aşkın beyinde sebep olduğu “kıvılcım”ın fotoğrafını çekmeyi başaran Avusturalyalı bilim kadınından ve araştırmacının bu proje sayesinde Nobel Tıp Ödülü'nü aldığına da değindi.
Birbirine aşık insanların tenlerinin soğumaması ve birbirlerine tekrar ısınmaları için bu kişilerin duygularını, yaşadıklarını, üzüntülerini hiçbir kompleks duymadan, egolarını bırakarak sevdiklerine anlatması gerektiğini de söyledi sanatçı.
Zeki Müren’i,Sezen Aksu’yu,Müjdat Gezen’i çok güzel anekdotlarla seyirciye aktardı.
Oyunu bitirirken verdiği mesaj insanın içine işliyordu: Asi ruhunu, fikirlerini özgür bırak, her türlü baskıya rağmen. Tıpkı kafesinden kaçan bir kuş gibi, asi bir kuş…
Teşekkür ederim Sayın Ali Poyrazoğlu. Beni aydınlattınız. Tam da kendimi sıfırlayıp, başka işlere yönelip yönelmeme konusunda yalpaladığım bir dönemde.
Her türlü hakkı saklıdır.
ASİ KUŞ Oyunu ile ilgili Gözlem Gazetsi'nde ayzdığım yazı

17 Mayıs 2013 Cuma

‘ÖYLE SEVDİM Kİ SENİ’ FİLMİNİN ÇEKİMLERİ BAŞLADI'


Yapımcılığını Nurdan Tümbek Tekeoğlu’nun ve yönetmenliğini
Orhan Tekeoğlu’nun yaptığı ‘Öyle Sevdim ki Seni’ filminin çekimleri Trabzon’da başladı.

Herry ve Makyol’un ana sponsorluğunu, TAV’ın ise kurumsal sponsorluğunu üstlendiği filmin senaryosu Orhan Tekeoğlu’na ait. Uluslararası Göç Örgütü (IOM – International Organization for Migration), Trabzon Belediyesi ve Arsin Belediyesi ile Trabzon Sanayi ve Ticaret Odası’nın da desteklediği film bu yıl sonbaharda vizyona girecek.

Nurdan Tümbek Tekeoğlu ve Orhan Tekeoğlu, 2010 yılında Doğu Karadeniz kadınlarının doğaya karşı verdikleri mücadeleyi anlatan ‘İfakat’ adlı belgesele imza atmışlardı. İfakat belgeseli, gerek yurt içinde ve gerekse yurt dışında birçok festivalden ödül almıştı.

‘Öyle Sevdim ki Seni’ adlı ilk uzun metrajlı filmini çekecek olan yönetmen Orhan Tekeoğlu, gerçek bir hikayeden yola çıkarak filmin senaryosunu yazdı. Filmin çekimlerine 15 Mayıs’ta Trabzon’da başlanacak ve Trabzon-Gümüşhane sınırındaki Santa harabelerinde bitirilecek. Filmin müzikleri Selim Bölükbaşı’na ait.

Filmin başrollerini Angelina Jolie’nin Bosna’da çektiği ‘Kan ve Bal’ filminde oynayan ve Türk seyircisinin Veda dizisinden tanıdığı Alma Terzic ile Türk televizyon dizilerinin yetenekli oyuncusu Oktay Gürsoy üstleniyor. Rus oyuncu Alina Golovenko’nın da rol aldığı filmde yılların usta oyuncusu Kayhan Yıldızoğlu, Fatih Dokgöz, Duygu Yıldız ve Tevfik Erman gibi oyuncular görev alıyor. Filmin görüntü yönetmenliğini de yılların deneyimli ismi Ercan Yılmaz üstleniyor. Filmin Avşar kökenli yürütücü yapımcısı Taylan Demir, sanat yönetmeni ise Erdem Özçelik.



‘Öyle Sevdim ki Seni’, kırık bir aşk öyküsünü anlatıyor. 1906 yılında taş ustası olarak Santa’dan Yalta’ya giden Mustafa Usta’nın torunu Olga, Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla işsiz kalır ve Sarp Sınır kapısı açılınca Trabzon’a çalışmaya gelir. Olga, herkesin Nataşa olarak algılandığı bir dönemde Cemal’in karşısına çıkar. Göç, parçalanan aileler, önyargılar filmin ana konularını oluşturuyor.

Filme destek veren diğer kuruluşlar Turkmall, Beşler, Cevahir Grubu, Vivident, Foneks, Ekşioğlu Hukuk Bürosu, Mervan Kapak, Trabzon Sanayi ve Ticaret Odası. Filme ürün ve hizmet katkısı sağlayan sponsorlar ise Sürmene Belediyesi, TÜRSAB, Damat Tween, Yeni İnci, Scooter, Vakko, Euromoda, Reki Ajans, Varyap, Twigy, Amazon İletişim, Körfez Köfte, Tekzen, Ford, Carrefour, Tad Pizza, Oltan Gıda, Okan Üniversitesi, e-tessettür.com, TeknoSA, Collezione, Özdilek, Carrefour, Novotel.

Ayrıntılı bilgi ve görsel istekleriniz için:
Amazon İletişim: Jülide Çağlı – julide@amazoniletisim.com.tr / 0212 259 40 32 / 0553 239 4817
Ayşe Sağıroğlu- ayse@amazoniletisim.com.tr/ 0553 239 48 15
Medyaton: Nurdan Tümbek Tekeoğlu – nurdan.tumbek@gmail.com / 0533 635 2447
Merve Tekeoğlu - merve.tekeoglu@medyaton.com / 0539 866 6886






ÖYLE SEVDİM Kİ SENİ- UZUN METRAJLI FİLM

Yönetmen-Senaryo
Orhan Tekeoğlu

Yapımcı
Medya Ton
Yrd.Doç.Dr. Nurdan Tümbek Tekeoğlu

Yürütücü Yapımcı
Taylan Demir

Müzik
Selim Bölükbaşı

Görüntü Yönetmeni
Ercan Yılmaz

Oyuncular
Oktay Gürsoy
Alma Terzic
Duygu Yıldız
Tevfik Erman
Alina Golovenko
Fatih Dokgöz

Yrd. Yönetmen
Şelale Baskıcı

Sanat Yönetmeni
Erdem Özçelik

Kostüm Sorumlusu
Hülya İri

Ses
Ambiance( Yekta Danabaş )

Işık Şefi
Hüseyin Öncü

Projenin aldığı destekler-Uluslararası Göç Örgütü- IOM

DETAYLI BİLGİ İÇİN:
(20 Mayıs 2013 Pazartesi günü yayına geçecektir)
oylesevdimkiseni.com
ilovedyouso.com
https://www.facebook.com/pages/Öyle-Sevdim-Ki-Seni/340332722760411

https://twitter.com/oylesevdimki

http://instagram.com/oylesevdimkiseni

http://www.youtube.com/user/OyleSevdimKiSeni